17 Ekim 2007 Çarşamba

dostumm

şimdi yanımda olamasan da,
seni yaşamamı engelleyemez hiçbirşey asla..
şu anda çok uzakta olsan da,
sen aslında benimlesin,yanıbaşımda..

sarıl yine bana
al yollarına
hisset yanında
ağla gözyaşımla

dostum. dostum. candostumm...

bir fotoğraf bu..


sadece bir an ı çekmiş..
o an ölümsüzleşmiş..
biz ölümlüleri o an da ,o kareye almış..

seni çok özlüyorum saniye...

ölüm...

ne kadar soğuk geliyor bu kelime.
nasıl da ürküyor insan.
ama gerçek.
ama var.
''saniye'' mi de aldı ölüm.
3 ay oluyor.sanki olmamış gibi,sanki uzakta da görüşemiyoruz gibi..
ama gerçek olan O YOK ARTIK...
41 aşında koca kadınsın.
annesin..
eşsin..
sorumlulukların var ,toparlanmalısın.
nefret ediyorum bu durumdan,bana bıraksalar günlerce yataktan çıkmam..banyo yapmam.yemek yemem.konuşmam.cevap vermem.yürümem.bakmam.
hatta düşünmem..
ağlamaktan utanır oldum.güçsüz görünmekten bıktım.
zaten aklım yarımdı..
arık çeyrek bile değil.
spontanlaştı herşey.
kalk,güne başla,günü bitir....
korkuyorum.sanki saniye için bu kadar çok üzülürsem başka şeyleri de kaybedecekmişim gibi..
ki başka şeyin adını bile anmadan yazıyorum...

1 Mayıs 2007 Salı

Neyi yasamak istiyorsan onu yasa

Öyle bir hayat yasiyorum ki,
Cenneti de gördüm,cehennemi de
Öyle bir ask yasadim ki,Tutkuyu da gördüm,pes etmeyi de
Bazilari seyrederken hayati en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadim
Öyle bir rol vermisler ki,
Okudum okudum anlamadim
Kendi kendime konustum bazen evimde,
Hem kizdim hem güldüm halime,
Sonra dedimki "söz ver kendine"Denizleri seviyorsan,dalgalari da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin
Ucmayi seviyorsan,düsmeyi de bileceksin.
Korkarak yasiyorsan,yalnizca hayati seyredersin.
Öyle bir hayat yasadim ki,son yolculuklari erken tanidim
Öyle cok degerliymis ki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladim.

Nietzsche

inadına yaşamak..

blogun adı bu..
bir süredir ölümü daha sık düşünür oldum.tanıdıklarımın ,bildiklerimin ölümü arttıkça oldu bu galiba. aslında eski işim gereği ölümle yaşamın arasında sık bulunuyordum ,alışmış olmak gerek değil mi?
alışılır mı?
insanoğlunun gücünün yetmediği tek şeye..
aslında bu adı koyarken pesimist bir düşünceyle yapmadım.
tam tersini hissediyordum.herşeye rağmen yaşamak ,yaşayabilmek ne güzel, demek içindi..
ama bugün önce ölümün soğuk yüzünü yazıcam..
güleser ölmüş..
böyle dedim edibe..ne kadar kolay çıktı ağzımdan.o iki kelime.
ismi ve yaptığı.
sanki kendi istemiş ölmeyi...
aslında böyle kullanmalı: güleserin ölmesi uygun görülmüş,o da kabul etmiş ya da etmemiş.. ama seçeneği yokmuş..
sonuçta güleser artık yok..
en son ne zaman gördüm,ne konuştuk,ona içten sarılmış mıydım?
hem bu güleser de kim?
öpüyorsam ayrılığı gözünden,
söküyorsam yüreğimi göğsümden,
geçiyorsam gözlerinin içinden,
sana olan sevdamdandır bilesin..
meğer ne yalnızız insan olmuşsak,
yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak,
yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek,
sana olan sevdamdandır bilesin...

13 Nisan 2007 Cuma

neden??

sonu olanı yaşamak..
neden?
nereye kadar?
gittiği yere kadar mı?
gittiğin yerin neresi olduğunu bilmeden,nasıl yaşanır ki?